"KARABÜK" ADININ KAYNAĞI 

         Karabük, adını üzerinde yaşadığı coğrafi ortamdan almıştır. “Kara” ve “Bük” sözcükleri, kara çalılık yer anlamında, Karabük adının oluşumuna kaynaklık yapmıştır. Bu topraklarda yaşayan Türkmen toplulukları, Karabük cemaati adını bu biçimde almışlardır. Türkiye’de 14 yer ve mevki adının bugün Karabük şeklinde geçmesi, cemaatlerin bu topraklardan diğer yerlere göç ettiği görüşünü kuvvetlendirmektedir.

KARABÜK

            1937 yılında Safranbolu'ya bağlı Öğlebeli Köyü'nün bir mahallesi iken 1935 yılında açılan Ankara - Zonguldak demiryolu ile önemini arttırmıştır.

            3 Nisan 1937'de Atatürk'ün yönlendirmesi ile İsmet İnönü tarafından, halen Karabük'ün en önemli geçim kaynağı olan Karabük Demir Çelik Fabrikası'nın temelleri atılmıştır. Karabük, 6 Haziran 1995'te, Çankırı'nın Ovacık ve Eskipazar ilçeleri ile Zonguldak'ın Eflani, Safranbolu ve Yenice ilçelerinin birleştirilmesiyle Türkiye'nin 78. ili olmuştur.

                                      KOMŞU İLLERİMİZ

           Ankara'nın 200 kilometre kuzeyinde ve Karadeniz sahilinin 100 km güneyinde  yer alan Batı Karadeniz Bölgesi ili Karabük kuzeyinde Bartın, kuzeybatısında Zonguldak, doğusunda Kastamonu, batısında Bolu ve güneyinde Çankırı illeri ile komşudur.
            Karabük Merkez, Eflani, Eskipazar, Ovacık, Safranbolu ve Yenice olarak 6 kısımdan oluşur.
                                       

                        KARABÜK’ÜN TARİHİ


              İlk Çağ'da Karabük:
              İlkçağda Karabük, Hititlerden başlamak üzere Frig, Helenistik Krallıklar ve Roma döneminde geniş çaplı olarak yerleşmeye konu olmuştur. Karabük'ün, Hititler döneminde yerleşmeye konu olan İlçesi; Eflani'dir. Hitit metinlerinde kentin en eski adının Haluna (Yün) olarak geçtiği bilinmektedir. Ovacık'ın Kışlaköy'ü, Frigler döneminde yerleşmeye konu olmuştur. Burada bulunan Hesem Değirmeni'nin kapısındaki yapı taşının Frigler dönemine ait olduğu sanılmaktadır. Helenistik Krallıklar döneminde özellikle Eflani, yerleşmeye konu olmuştur. Helenistik Krallıklardan Bitinler, Roma'nın Batı Karadeniz Bölgesini (Paflagonya) ele geçirmesini önlemek için Eflani'de üs oluşturulmuş ve bölgenin savunmasını buradan gerçekleştirmişlerdir (M.Ö.70). Eflani'nin tarihte bilinen ikinci adı Bitinya Kralı Nikomedes'in oğlu Phylomenes'ten dolayı, "Phylomenes Yurdu" olarak bilinmektedir. İlkçağın son Devleti olan Roma, M.Ö.1, yüzyılda Anadolu'ya girince önem verdiği yerlerden birisi de Batı Karadeniz Bölgesi olmuş, bölgenin ormanları ve madenlerini emperyalist bir politika izleyerek kendi çıkarları doğrultusunda kullanmayı bilmiştir. Roma'nın bu amaçlarla Karabük İli sınırları içinde kurduğu en önemli kentler Eskipazar sınırları arasında yer almaktadır. Bunlar, Hadrianapolis ve Kimistene adı ile anılan yerleşme alanlarıdır. Bunun yanısıra Karabük'te Bürnük Köyü, Üçbaş Köyü, Bulak Köyü; Ovacık'ta Pürçükören Köyü, Roma Dönemi kalıntıları ile adeta tarihi tanıklık yapmaktadırlar.



            Karabük'ün Kuruluşu:

            Karabük bir Cumhuriyet şehridir. Safranbolu ilçesinin bir köyü olan Öğlebeli'nin 13 hanelik mahallesi olan Karabük, 1935 yılında Ankara-Zonguldak demiryolunun açılmasıyla bugünkü istasyonun olduğu yere bir ad verilmesi gerektiğinde 13 hanelik Karabük mahallesi istasyonu adı verilmiştir. Böylece Devlet Demir Yolları haritasında Karabük adı geçmiştir. Yöre halkı tarafından "Kara" taşlık, çorak,dağlık, "Bük" çalılık ve fundalık anlamında kullanılırdı, "Kara" ve "Bük" sözcüklerinin birleşmesiyle Karabük adı verilmiştir.
             Bir başa kaynağa göre "Karabük" bir Türkmen kolunun adı olup ülkemizin çeşitli ilçelerine bağlı yedi adet "Karabük" adlı köy bulunmaktadır. Safranbolu ilçemizde de Türkmen boy ve aşiret topluluklarının adını taşıyan köyler bulunmaktadır.
1937 yılına kadar 13 hanelik bir mahalle iken 3 Nisan 1937 yılında Demir-Çelik Fabrikalarının temelinin atılması dolayısıyla, Karabük Türkiye ve Dünyada duyulmuş oldu. Demir ve Çelik Fabrikalarının kuruluşu sürerken diğer taraftan Karabük şehrinin temelleri de atılır. 1941 yılında Safranbolu ilçesine bağlı bucak, Demir-Çelik Fabrikalarının genişlemesiyle Karabük'ün nüfusu da her geçen gün artar ve 1953 yılında ilçe ve 1995 yılında ise Türkiye'nin 78. ili olmuştur. Cumhuriyetin ilanından sonra oluşan ilk şehir olduğu için Karabük bir Cumhuriyet şehridir.
Kent planının da fabrika ile birlikte çizildiği Cumhuriyetin ilk ve tek planlı sanayi kenti Karabük, sosyal ve kültürel yönden de çağdaş bir kent konumundadır. Karabük ,ülkemizin sanayileşmede ilk adımın atıldığı yer olmanın ötesinde, ilçeleriyle birlikte sahip olduğu tarihsel değerleri ve doğal güzellikleri ile tüm Türkiye ve Dünyada öne çıkmaktadır.
              Karabük, Türk Ulusunun tarihinde, sanayileşmeyi simgeleyen kent olmanın hakli gururunu taşımaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında, Atatürk'ün sanayileşme yolunda aldığı karar üzerine, Türkiye'nin ilk entegre demir-çelik tesisinin yeri için, maden kömürü havzasına ve sahile yakınlığı, demir yolu güzergahında bulunuşu ve stratejik uygunluğu nedeniyle Karabük seçilmiştir.
             Temeli atıldığında 3 Nisan 1937 tarihinden üç yıl gibi kısa bir süre içinde tesisler belli Periyodlarda işletmeye alınmış, ilk ürünlerini de 1940'tan sonra vermeye başlamıştır. Karabük'te kurulan Demir-Çelik Fabrikası çevrede özel sektörün de kurulmasını sağlamış ve birbiri ardına irili ufaklı haddehaneler ,dökümhaneler kurulmuştur. Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları, fabrika yapan fabrika olması özelliği ile,Türkiye'deki sanayi hareketinin öncüsü ve okulu olmuştur. Karabük Demir-Çelik 5 Nisan 1994'te özelleştirme kapsamına alınmış; 1995'te çalışanlar, Karabük halkı, esnafı ve sanayicilerinden oluşan Kardemir Şirketine devredilmiştir. İlk olarak modernizasyonlar ile teknolojisini yenileyen Kardemir, yeni yatırımlar ile hedeflerini genişletmektedir.