Argo Sözlüğü

 

                                                  -A-

 

abondone : pes etmek
abanmak :
birine yük olarak onun sırtından geçinmeye bakmak
abtestini vermek :
azarlamak
afi :
gösteriş
afi kesmek :
gösteriş yapmak
aftos :
metres,oynaş
aklına tükürmek :
birinin düşüncesini beğenmemek
akmak :
çabucak savuşmak,ortadan kaybolmak
alabandayı yemek :
adamakıllı azarlamak
alarga : uzaktan,açıktan
alarga etmek :
geri çekilmek,uzaklaşmak
alay geçmek :
alay etmek
alengirli :
gösterişli,yakışıklı
anam avradım olsun :
birini kesin olarak inandırmak için söylenen söz
anam babam :
teklifsiz bir seslenme
ananın örekesi :
saçma bir söze karşı verilen karşılık
anasının gözü :
çok kurnaz,çok açıkgöz
anafordan :
yolsuz veya emeksiz olarak
anaforcu :
yolsuz veya emeksiz kazanç peşinde olan
anaforlamak :
yolsuz veya emeksiz kazanç elde etmek
anahtarcı
:kapı,kasa gibi yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse
andaval :
aptal,ahmak,beceriksiz
andavallı :
görgüsüz,beceriksiz
anlamak :
sahip olmayı istemek
anzarot :
rakı
aparmak
: gizlice çalmak
apiko :
hazır,tetik
arakçı :
hırsız
armut :
fazla aptal,budala
asıntı :
sırnaşan,tebelleş olan kimse
asıntı olmak :
sırnaşmak,tebelleş olmak
aşıramento :
çalma,aşırma
aşmak
: görünmeden kaçmak
aşna fişne :
gizli dost
atmak :
1.bilmeden,kestirerek söylemek 2.yalan veya abartılı söz söylemek 3.söylemek
atma Recep,din kardeşiyiz :
söylediklerin hep yalan,farkındayız
aval :
saflığı sersemlik derecesine varan kimse
aval aval :
aptal bir biçimde,aptal aptal
avanta :
bir kimsenin emek vermeden sağladığı kazanç
avantacı :
çıkarcı,beleşçi,bedavacı
avurtlu :
çalım satan,yüksekten atan
ayarlamak :
kandırmak
ayazda kalmak :
boş yere beklemek
ayna :
iyi bir durumda,yolunda
aynalı :
parlak yüzlü,yakışıklı,güzel
aynasız :
hoşa gitmeyen,kötü,yakışıksız,çirkin,ters,biçimsiz
ayran ağızlı :
aptal,budala,sersem
ayvayı yemek :
kötü duruma düşmek,işi bozulmak

 

Argo Sözlüğü -B-

 

babaçko : güçlü ve gösterişli,iri yarı kadın
babalanmak :
diklenmek,kabadayıca davranmak
bal kabağı : aptal,beyinsiz
balta olma :
direnerek birşey istemek,asılmak,musallat olmak
bamya tarlası :
mezarlık
bas git
: çekil,yürü git,defol
bayılmak :
vermek,ödemek
bayramlık ağzını açmak :
kaba konuşmak,küfretmek
becermek :
1.ırzına geçmek,kirletmek 2.birisini öldürmek
beleş :
karşılıksız,emeksiz,parasız elde edilen
bıçkın :
kabadayı
bilezik :
kelepçe
bitirim :
1.çok hoşa giden kimse,yer 2.kahve,kumarhane 3.yaman,zeki,çok beğenilen
bitirmiş :
bilgili,açıkgöz
bitmek :
1.çok sevmek,bayılmak,beğemek 2.beklenmedik bir anda ortaya çıkmak
boğuntu :
bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi
bozuk çalmak :
canı sıkılmış,yüzü asılmış olmak
bozum havası :
utangaçlık,mahcupluk
bozum olmak :
utanmak,utanacak duruma düşmek
bözük : yüreklilik,cesaret

 

 

Argo Sözlüğü -C-

 

 

caddeyi tutmak : korkulu bir durumda başını alıp gitmek,uzaklaşmak
caka :
gösteriş,çalım,kabadayılık,fiyaka
caka satmak :
gösteriş yapmak,çalım satmak
camekan :
gözlük
canına ezan okumak :
bir kimsenin hakkından gelmek
canını cehenneme göndermek : öldürmek
cart kaba kağıt :
yüksekten atana karşı söylenen söz
carta :
yellenme
cartayı çekmek :
ölmek
cavalacoz :
değersiz,önemsiz,derme çatma
cavlamak :
ölmek
cebellezi :
hakkı olmayan bir şeyi cebine koyma,sahip çıkma
cebellezi etmek :
cebine koymak
cızlam :
kaçma,savuşma
cızlamı çekmek :
kaçmak,savuşup gitmek
cicoz :
hiç yok
cicozlamak :
kaçamak,uzaklaşmak
cilalamak :
neşesini arttırmak
cins :
garip,tuhaf

 

Argo Sözlüğü -Ç-

 

çaça : sokak kadını
çakal :
kurnaz,yalancı,düzenci,aşağılık kimse
çakmak :
1.kabul edilmeyecek birşeyi kurnazlıkla kabul ettirmek 2.içki içmek
çakar almaz :
işe yaramayacak durumda olan
çarık :
para cüzdanı
çarkına etmek :
birine büyük kötülük yapmak
çekmek :
içki içmek
çeyrek :
alman markı
çıkmak :
vermeye katlanmak
çıngar :
kavga,gürültü
çifte dikiş :
bir sınıfta iki yıl okuma
çuvallamak :
başaramamak

 

Argo Sözlüğü -D-

 

dalga : 1.gizli iş,dalavere 2.dalgınlık 3.geçici sevgili
dalgaya gelmek
: yanılmak,dalgınlıkla unutmak
dalgaya getirmek :
birinin dalgınlığından yararlanmak
dalgıç :
birinden habersiz bir şeyi almak huyunda olan kimse
dam :
tutuk evi
damlamak :
bir yere çağrılmadan birdenbire gitmek
dava :
sevgili
davul tozu :
gerçekleşmesi imkansız olan durumlar için kullanulan söz
dehlemek :
kovmak
delik :
cezaevi
demirhindi :
pinti,hasis
deve olmak :
kaybolmak
dik alası : genellikle hoş karşılanmayan birşeyin aşırılığını anlatır
dikiz :
bakma,gözetleme
dikizlemek :
sezdirmeden bakmak,gözetlemek
dinine yandığım : öfk,kızgınlık gibi duyguları belirtmek için kullanılan ilenme sözü
diskur çekmek :
nutuk verir gibi konuşmak
dolma :
yaln hile,dalavere
dolma yutmak :
kanıp aldanmak
dubara :
oyun,düzen
dubaracı :
oyunla,düzenle iş gören,düzenci
duman :
1.kötü,yaman 2.esrar
duman attırmak :
kötü duruma düşürmek,geride bırakma,birini yıldırma
duman etmek :
dağıtmak,bozmak,yoketmek
duman olmak :
işi,durumu berbet olmak
dut gibi olmak :
çok sarhoş olmak,utanmak,mahçup olmak
düdük :
akılsız,boş kafalı
düdük makarnası :
aptal,anlayışsız
düdüklemek :
cinsel ilişkide bulunmak,aldatmak,kandırmak
dükkan :
kumarhane
dümen :
dalavere,hile
dümen kullanmak :
bir işi kurnazca yönetmek
dümen yapmak :
dalavere,hile ile birini kandırmak,aldatmaya çalışmak
dümeni kırmak :
çekip gitmek,uzaklaşmak,kaçmak
dümenci :
1.en geride olan,sonuncu,en tembel 2.dalavereci,hileci,düzenbaz

dümencilik : 1.en geride olama durumu,sonuncu olma durumu 2.dalaverecilik,hilecilik,düzenbazlık

 

Argo Sözlüğü -E-

 

ekmek : 1.birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek,atlatmak 2.boşuna harcamak,ziyan etmek 3.yarışta geçmek
ekmeklik :
oyunda hep yenilerek kendisinden para kazanılan kimse
ekişmek : 1.utanmak,mahçup olmak 2.sırnaşmak,ısrar etmek
elden gel : ver
emmek :
uzun süre yararlanmak
enayi :
fazla bön,avanak
enayi dümbeleği :
çok enayi
ense yapmak :
hiç çalışmadan rahatça yaşamak
enselemek
: yakalamak
enselenmek :
yakalanmak
erteke :
dikiz
esnaf :
kötü yola sapmış kadın
eşek cenneti :
öbür dünya
eşekten düşmüş karpuza dönmek :
1.çok sarsılmak 2.kötü bir duruma düşmek
ezmek :
harcamak

 

Argo Sözlüğü -F-

 

faça : 1.yüz,çehre,surat 2.giysi 3.iskambil destesinin en altındaki kağıt
façasını almak
: birini mahçup etmek,bozmak
fasarya :
boş anlamsız söz
fayrap(fire up) :
açma,çıkarma
fayrap etmek :
1.herhangi bir işi veya şeyi hızlandırmak 2.açmak,çıkarmak
fertik çekmek :
kaçmak
fır : piç,fırlama
fırlama :
piç
filinta :
yakışıklı,güzel
film çevirmek :
eğlenmek hoş vakit geçirmek
filo :
bit
fino :
esrar
fişek atmak : cinsel ilişkide bulunmak
fit olmak :
ödeşmek,razı olmak
fiyaka satmak :
gösteriş yapmak
fora etmek :
çekip çıkarmak
fos :
çürük,boş,kof
fos çıkmak : bir işin sonu gelmemek
foslatmak : utandırmak
frigo : sevimsiz soğuk kimse
frikik :
eteğin açılmasıyla bacağın görülmesi
frikik yakalamak :
açık bacak görmek

 

Argo Sözlüğü -G-

 

gaco : kadın,dost,sevgili,metres
gaga :
ağız
gazlamak : kaçmak
gazla : defol,git
gazoz ağacı : bir sözün çok saçma olduğunu bildirmek için söylenen söz
gebeş :
aptal,sersem
geçmişi kınalı :
sövgü yerine söylenen bir söz
gerzek :
gerizekalı
gevşemek :
sevmek,hoşlanmak
geyik :
karısının veya bir kadının ihanetine uğramış erkek
gıcık :
sözleriyle,davranışlarıyla karşısındakini kızdıran,sinirlendiren,sıkan kimse
gıcık kapmak :
bir davranışa veya bir kimseye sinirlenmek
gıcık etmek :
sinirlendirmek,öfkelendirmek
gıcır :
yeni
gır :
1.söz,lakırdı 2.yalan,uydurma
gır atmak :
konuşmak,laf atmak
gır geçmek :
bol bol konuşmak,çene çalmak
gır gır geçmek :
alay etmek
gır kaynatmak :
işlerini bırakıp yarenlik etmek
gümlemek :
sınıfta kalmak
güneşe karşı işemek
: saygı gösterilmesi gereken şeylere saygısızlık etmek

Argo Sözlüğü -H-

 

hacamat : hafif yaralama
hacamat etmek : hafifçe yaralamak
hacamatlamak : hafifçe yaralamak
hafız : 1.aptal,ahmak,bön 2.bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse
hafızlık : aptallık,ahmaklık
hali duman olmak : kötü duruma düşmek
hallenmek : bir şeye karşı istek duymak
hamamcı olmak : gusül aptesi alması gerekmek
hanım evladı : piç
hap : bir içimlik afyon
harcamak : yok olmasına,ölmesine sebep olmak
hasbi geçmek : önem vermemek,ilgi göstermemek,kısa kesmek
hasta : parasız,züğürt
haşatı çıkmak : bozulmak,işe yaramaz hale gelmek,çok yorulmak,bitkin düşmek
hava almak : umduğunu bulamamak,hiçbir şey kazanamamak
hava basmak : büyüklenmek,gururlanmak
hava gazı : boş laf,önemsiz şey
havyar kesmek : vaktini boşa geçirmek
haybe : boş,işe yaramaz,anlamsız
haybeci : işsiz güçsüz,bedavadan geçinen
haydamak : kovmak,defetmek
haza : etkisiz,kusursuz
hırbo : 1.iri yarı kimse 2.sersem,salak ve kaba saba
hırboluk : sersemlik,salaklık
hırt : sersem,budala,ahmak
hırtapoz : sersem,aptal,şaşkın
hırtapozluk : hırtapoz olma durumu
hırtlık : sersemlik,budalalık,ahmaklık
hışır : aptal,sersem
hıyar : kaba saba,görgüsüz,budala
hıyarlaşmak : kaba saba,budalaca davranışlarda bulunma
hoşur : şişman,dolgun,güzel kadın
hödük : görgüsüz,kaba,anlayışı kıt kimse

 

 

 

 

Argo Sözlüğü -I-

 

 

ıska : boşa çıkarma,rast getirememe
ıska geçmek : 1.hedefe rast getirememe 2.üzerinde durmamak,önem vermemek
ıskalamak : hedefe rast getirememe
ıslak karga : çok korkak,çekingen
ıslatmak : dayak atmak veya ağır harekette bulunmak

 

 

Argo Sözlüğü -İ-

 

 

iç etmek : eline geçen bir şeyi sahibine bildirmeden kendine mal etmek
içinden okumak : sessiz bir biçimde sövmek
ifadesini almak : üstün gelmek,yenmek
iki seksen uzanmak : bir çarpma,vurma sonucu boylu boyuna serilmek
ilik gibi : çok güzel,istek uyandıran(kadın)
imam kayığı : tabut
imam suyu : rakı
imanım : kardeş,arkadaş anlamında bir sesleniş
inek : 1.çok çalışkan öğrenci 2.ibne
ineklemek : çok çalışmak,çok çalışarak öğrenmek, hafızalamak
inmek : vurmak
iplemek : saygı göstermek,değer vermek
iskandil etmek : gözetlemek,çevreyi kollamak
iskele almak : sarkıntılık etmek
işini görmek : öldürmek
iyi etmek : soymak,parasını ve/veya malını almak

 

 

 

 

 

 

 

 

Argo Sözlüğü -K-

 

kafa ütülemek : çok laf edip tedirgin etmek
kafayı bulmak : sarhoş olup,neşesi keyfi yerine gelmek
kafayı çekmek : içki içmek
kafayı tütsülemek : sarhoş olmak
kafes : hapishane
kafese girmek : aldatılıp kendisinden çıkar sağlanmak
kafese koymak : aldatıp çıkar sağlamak
kakırdamak : ölmek
kalay : sövme,küfür
kalayı basmak : adamakıllı küfür etmek
kaldırmak : çalmak,aşırmak
kalıbını basmak : birşeyi güvenle doğrulamak
kamanço etmek : yüklemek,aktarmak,elden ele geçirmek
kamış koymak : birine oyun etmek,arabozanlık etmek
kandil : çok sarhoş
kantarlı : ağır sövgü,ağır sövmek
kaparoz : yolsuzca veya zorla elde edilen mal
kaput gitmek : hiçbir sınavı verememek
karavana : atış taliminde hedefi vuramama
karga bokunu yemeden : çok erken bir saatte
kaşalot : aptal,budala
kaşar : oyunda açıkgöz,kurnaz olan kimse
kaşkaval : aptal,sersem
katakulli : yalan,dolan,oyun,tuzak,düzen
kayarto : ahlaksız kimse,melun,pezevenk
kayışa çekmek : aldatmak,kandırmak
kaynamak : arada kaybolmak
kaynatmak : 1.belli etmeden almak,unutturmak 2.konuşmak,sohbet etmek
kaypak : sözünde durmayan,dönek
kelek : aptal
kemik atmak : susturmak
kendini fasulye gibi nimetten saymak : kendini çok önemli biri gibi görmek
kepçe kuruk : başkalarının sırtından bedavadan geçinen
keriz : kolayca kandırılabilen kişi
kesilmek : çok beğenmek,çok hoşlanmak
kesişmek : (erkek&kadın)bakışarak anlaşmak
kesmek : uydurmak,yalan söylemek
keş : aptal
kıç atmak : çok istemek
kıkırdamak : ölmek
kırmak : kaçmak,uzaklaşmak
kışlatmak : musallat etmek
kıtıpiyos : değersiz,bayağı,kötü
kıtır : uydurma söz,yalan
kıtır atmak : yalan uydurup söylemek
kıtıra almak : alay etmek
kıtırcı : çok yalan söyleyen kimse
kıyak çakmak : çok uygun düşmek,yakışık almak
kıyakçı : gözüpek
kıytırık : değersiz,bayağı,basit
kirişi kırmak : bulunduğu yerden ayrılmak,kaçıp gitmek
kocakarı : anne
kodes : tutukevi,hapishane,karakol
kokoroz : çirkin kimse
kokoz : parası olmayan,züğürt
koltuk : genelev
kontak : ruh sağlığı yerinde olmayan kimse
kopil : 1.arsız sokak çocuğu 2.piç
kova : futbolda çok gol yiyen kaleci veya takım
koyduğum yerde otluyor : hiçbir ilerleme gösteremeyenler için kullanılır
kuyruğu titremek : ölmek
kül yutmak : kurnazca yapılan bir oyuna düşmek
küp : sarhoş

 

 

Argo Sözlüğü -L-

 

lolo : gösteriş,kabadayılık
lüp : hiç emek vermeden kazanılan şey

 

 

 

 

 

Argo Sözlüğü -M-

madara : kötü,sevimsiz
madara etmek : kötü duruma düşürmek
madara olmak : kötü duruma düşmek
madik atmak : dolap çevirmek,hile yapmak
makaraları koyvermek : kendini tutamayarak kahkayla gülmeye başlamak
mandepsi : tuzak,oyun
mandepsiye basmak : tuzağa düşmek,aldatılmak
mangiz : para
mantar : uydurma söz,yalan
mantar atmak : yalan söylemek
mantarlamak : aldatmak,yalan söylemek
mars olmak : söz söyleyemeyecek duruma düşmek
mastor : çok sarhoş
matiz olmak : sarhoşluktan sızacak duruma gelmek
matrak : eğlenceli,gülünç,hoş
maval : yalan,uydurma söz
maya : arsız,utanmaz kimse
mayası bozuk : kötü yaradılışlı,karaktersiz
mehterhane : hapishane
mektep çocuğu : acemi,toy
mıhsıçtı : cimri,elisıkı
mortlamak : ölmek
mortoyu çekmek : ölmek
mortocu : imam
mostra olmak : kendini gülünç bir duruma sokmak
mostralık : kötü veya yersiz davranışlarıyla göze batan kimse
mum olmak : razı olmak

 

Argo Sözlüğü -N-

 

nağme yapmak : bildiği bir şeyi bilmez görünmek
nalları dikmek : ölmek
nallamak : öldürmek
nanay : yok
ne çiçektir,biliriz : ne mal olduğunu biliriz

 

 

Argo Sözlüğü -O-

 

 

okumak : sövmek,küfretmek
okutmak : satarak elinden çıkarmak
oltayı yutmak : aldanmak
omuzlamak : alıp götürmek,sırtlayıp kaçırmak,aşırmak
orostopolluk : kurnazca iş,dalavere,dolap
ortaya balgam atmak : bir iş kıvamında iken herkesin zihnini bulandıracak bir söz söylemek
ot : esrar

 

 

Argo Sözlüğü -Ö-

 

 

öküz : cıvalı zar
ölüsü kınalı : iyi gitmeyen bir iş için sövgü yerine kullanılır
ördek : uzun yolculuklarda sürücülerin yollardan aldıkları yolcu
ötmek : 1.anlamsız,boş konuşmak 2.kusmak

 

 

Argo Sözlüğü -P-

 

 

paçoz : fahişe,orospu
palas : 1.rahat,kolay 2.kolaylık gösteren,hoşa giden
pantuflacı : dolandırıcı,yankesici
papaz uçurmak : içkili eğlence düzenlemek
parlak : yüzü güzel oğlan
parlatmak : içki içmek
pas vermek : kadının,bakışı ve davranışı ile erkeğe cesaret vermesi
paspal : kötü cins esrar
pata çakmak : askerce selam vermek
payandaları çözmek : ayrılmak,kaçmak,uzaklaşmak
perdahlamak : 1.birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışmak 2.sövmek,küfretmek
pestil : hasta
peygamber öküzü : aptal,ahmak,budala
pırpırı : uçarı,hovarda
piç etmek : yapayım derken bozmak,tadını kaçırmak
pilaki : aptal,ahmak
piliç gibi : güzel ve sevimli kız
pinpon : yaşlı,çökmüş
piyaz : bir çıkar sağlamak için söylenen övücü söz
piyazcı : yüze gülücü,içten olmayan davranışlarda bulunma
piyazlamak : bir çıkar sağlamak için birini aşırı övmek
plak bozulmak : can sıkmak
postu deldirmek : kurşunla vurulmak
puluç : ibne

 

Argo Sözlüğü -R-

 

 

racon : 1.yol,yöntem,usul 2.gösteriş,fiyaka
racon kesmek : 1.görünüşe göre hüküm vermek 2.gösteriş yapmak
rampa etmek : birinin içki masasına çağrılmadığı halde oturmak
röntgenci : kadınları gizlice gözetleme alışkanlığı olan erkek
röntgenlemek : kadınları gizlice gözetlemek

 

Argo Sözlüğü -S-

 

sağmak : aldatarak parasını çekmek
sağmal inek : aptal yerine konularak kendisinden sürekli çıkar sağlanan
saksı : baş,kafa
sallamak : vurmak,tokatlamak
sallamamak : önem vermemek
saloz : salak
salozlaşmak : salak durumuna düşmek
saraka : alay istihza
sarakaya almak : alay etmek
sepet havası çalmak : işinden çıkarmak,sepetlemek
sigortası atmak : çığrından çıkmak,kötüleşmek
sinek avlamak : işi veya müşterisi olmamak,boş oturmak
sivil : çıplak
sökmek : çıkagelmek
su kaçırmak : baş ağrıtmak,can sıkmak
su koyuvermek : cıvıtmak,sözünde durmamak
sulamak : ödemek,vermek,harcamak
sulanmak : imrendiğini açığa vurmak
süt : benzin,mazot
süzme : kötü,aşağılık,malın gözü

 

Argo Sözlüğü -Ş-

 

şaban : aptal,alık,saf,şaşkın,budala
şapa oturmak : içinden çıkılması güç bir duruma düşmek
şarj etmek : bir şeyi anlamaya,kavramaya çalışmak
şaşkoloz : şaşı veya şaşkın kimselere hakaret yollu söylenir
şavalak : aptal,alık,sersem,budala
şinanay : yok
şişlemek : kama,çakı gibi bir araçla yaralamak
şişmek : bozulmak,bozum olmak,utanmak
şorolap : yalan

Argo Sözlüğü -T-

 

takmak : 1.önemsememek 2.borç bırakmak 3.sınavını başaramamak
tayfa : bir adamın yanında bulunan yardakçıları
tekke : esrar içilen üstü kapalı yer
teklemek : kekelemek
temize havale etmek : kısa yoldan çözümlemek
tıkır : para
tıngır : para
traş : yalan,asılsız,bıktırıcı söz
tırtıklamak : aşırmak,çalmak
tiye almak : biriyle alay etmek,eğlenmek
toka etmek : vermek
topu atmak : sınıfta kalmak
torpillemek : sınıfta kalmak
toslamak : para vermek
tuzlayalım da kokmasın : birine,düşüncesinde aldandığını ve aklının bir şeye ermediğini anlatmak için kullanılır
tünel geçmek : aklını yaptığı işe vermemek
tütsü : içki
tütsülemek : içki içmek,sarhoş olmak
tütsülü : sarhoş

 

Argo Sözlüğü -U-

 

uçlanmak : vermek
uçurmak : gizlice alıp gitmek
uydu : birşeye bağımlılığı olan
uydulaşmak : uydu durumuna gelmek
uydurmak : cinsel birleşmede bulunmak

 

Argo Sözlüğü -Ü-

 

üç buçuk atmak : çok korkmak
üstünden geçmek : ırzına geçmek

üşütmek : delirmek,saçmalamak
üşütük : aklını yitirmiş,saçmalayan kimse

 

Argo Sözlüğü -V-

 

vamp : erkek peşinde koşan kadın
vardakosta : iri yarı ve gösterişli kadın
varta : tehlikeli durum
vartayı atlatmak : tehlikeden kurtulmak
veledi zina : piç
voli : vurgun,kazanç,kar
voli çevirmek : tuzağa düşürmek
voli vurmak : vurgun vurmak
volta : aşağı yukarı gidip gelme
volta atmak : bir aşağı,bir yukarı dolaşmak
volta vurmak : bir aşağı bir yukarı dolaşmak
voltasını almak : kaçmak,çekilmek,gitmek
voyvo : alay ederek sataşmak için söylenir
vurmak : 1.yolsuzca para almak,soymak 2.içki içmek

 

 

 

 

 

 

Argo Sözlüğü -Y-

yağcı : dalkavuk
yahudi : cimri
yaş : kötü,korkulu,zor
yaylanmak : çekilip gitmek
yemlik : kumarda kandırılıp parası alınan kimse
yeşermek : çok beklemek
yeşillenmek : 1.birine karşı duyduğu cinsel isteği kendisine sezdirmek,sarkıntılık yapmak 2.başkasının malında gözü olmak,elde etmeye çalışmak
yırtık : utanması çekinmesi olmayan
yolunu bulmak : yasal olmayan yollardan kazanç sağlamak
yollu : kolayca elde edilen kadın
yutmak : iyice eksiksiz olarak öğrenmek
yüklü : 1.çok sarhoş 2.varlıklı,paralı
yürümek : ölmek
yürütmek : habersiz almak,çalmak

 

Argo Sözlüğü -Z-

 

zamazingo : dost,metres
zamkinos : 1.adı birden hatırlanamayan küçük,değersiz şeyler için kullanılır 2.dost,metres 3.kaçma
zamkinos etmek : kaçmak
zarta : yellenme
zartayı çekmek : ölmek
zemzem kuyusuna işemek : adı anılsın diye herkesi iğrendirip kızdıran kötü bir iş yapmak
zımbalamak : bıçaklamak,öldürmek
zırtapoz : zıpır,utanmaz,saygısız,hayta
zırtapozluk : haytalık
zirzop : aklına eseni yapan
zirzopluk etmek : uygunsuz,yakışıksız davranışlarda bulunmak
zokayı yutmak : aldatılıp zarara sokulmak
zom : 1.olgun kimse 2.çok sarhoş olan
zom olmak : çok sarhoş olmak
zula :
kaçak ve yasak şeylerin saklandığı gizli yer
zula etmek : çalmak,aşırmak